la. Bir işin gerçekleştiğini ya da bittiğini açıkça belirtmek için Oğuzlar tarafından kullanılan bir ilgeç. Eylemlerin sonrasına eklenir (Oğuz lehçesi).
ol bardı la: O, gitti (ve bu gidiş teyit edildi); ol keldi la: O geldi (ve bu geliş teyit edildi).
Burada dinleyen kişinin söz konusu eylemi yalanlaması durumuna karşı onun olayların oluş seyrini bilmediği ve olayın tam olarak böyle gerçekleştiğini vurgulama işlevi de yerine getirilir. Diğer Türkler bunu kullanmaz.
Dîvânü Lugâti't Türk - Mahmûd el-Kâşgarî
Kelimeler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kelimeler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
24 Şubat 2013 Pazar
Behzat Ç. Türkçesi "la"
17 Haziran 2012 Pazar
BABA
ata. Baba. Hoten ve Kençek halkı ata'ya hata der. - Dîvânü Lugâti't Türk
baba - Kendisine yoma, palamar ve sair her nevi halatların raptı için küpeşteden yüksek olarak çıkarılmış tek veya çift iskarmoz başları. Güverte ve sair mevaki-i münasibeye kaimen mevzu bu misilli mücessem üstüvani ağaç veya dökme demirler. - Kamûs-i Bahrî (Deniz Sözlüğü)
baba (I) a. 1 Çoçuğu olmuş erkek 2 bir çocuğa göre kendisinin doğal oluşumunda etken olan erkek 3 ata. 4 mec. bir ülkeye ya da bir topluluğa yararlı olmuş, koruyucu, babalık duygularıyla dolu erkek kimse. 5 esk. mec. kimi tarikatlarda tekke büyüğü 6 mec. kimi tarikatlarda tekke büyüğüne verilen san. 7 mec. uyuşturucu, silah kaçakçılığı başta olmak üzere birçok alanda gizli ve kirli işler çeviren çetenin başı olan kimse. 8 mec.bir şeyin temelini atan, yaratıcı, kurucu kimse. 9 mec. tanımadığımız yaşlı erkeklere seslenirken saygı anlatımı olarak kullanılır. 10 den. iskele, rıhtım ya da gemilerde halatların takıldığı, genellikle silindir biçimli, yuvarlak başlı demir, ağaç ya da betondan yapılmış dikme. 11 ha. çatılarda omurga direği. 12 arg. erkeklik organı.
baba (II) ha. 1 (ilençlerde) büyük ve onulmaz çıban, onulmaz dert. 2 (ilençlerde) zehir, zıkkım.
baba (III) a. zencilerde görlen saraya benzer bir hastalık. - Türkçe Sözlük - Ali Püsküllüoğlu
baba - Kendisine yoma, palamar ve sair her nevi halatların raptı için küpeşteden yüksek olarak çıkarılmış tek veya çift iskarmoz başları. Güverte ve sair mevaki-i münasibeye kaimen mevzu bu misilli mücessem üstüvani ağaç veya dökme demirler. - Kamûs-i Bahrî (Deniz Sözlüğü)
baba (I) a. 1 Çoçuğu olmuş erkek 2 bir çocuğa göre kendisinin doğal oluşumunda etken olan erkek 3 ata. 4 mec. bir ülkeye ya da bir topluluğa yararlı olmuş, koruyucu, babalık duygularıyla dolu erkek kimse. 5 esk. mec. kimi tarikatlarda tekke büyüğü 6 mec. kimi tarikatlarda tekke büyüğüne verilen san. 7 mec. uyuşturucu, silah kaçakçılığı başta olmak üzere birçok alanda gizli ve kirli işler çeviren çetenin başı olan kimse. 8 mec.bir şeyin temelini atan, yaratıcı, kurucu kimse. 9 mec. tanımadığımız yaşlı erkeklere seslenirken saygı anlatımı olarak kullanılır. 10 den. iskele, rıhtım ya da gemilerde halatların takıldığı, genellikle silindir biçimli, yuvarlak başlı demir, ağaç ya da betondan yapılmış dikme. 11 ha. çatılarda omurga direği. 12 arg. erkeklik organı.
baba (II) ha. 1 (ilençlerde) büyük ve onulmaz çıban, onulmaz dert. 2 (ilençlerde) zehir, zıkkım.
baba (III) a. zencilerde görlen saraya benzer bir hastalık. - Türkçe Sözlük - Ali Püsküllüoğlu
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)