22 Temmuz 2013 Pazartesi

İnsanlarım Yavruladı

Merhaba ben Sakız,
Evimde iki insanımla birlikte yaşadığımı biliyorsunuz. Aslında iki insanımla yaşıyordum demeliyim çünkü geçen Mart'ta insanlarım yavruladı.
Geçtiğimiz son baharda Özge’nin karnı şişmeye başladı. Her akşam kulağımı karnına dayayıp kontrol ettim. İçeriden gelen ses ve hareketlerden hamile olduğunu anladım. İki aya 3-4 yavru yapar diye bekledim. İnternete girip yavrular sütten kesilince sahiplendirme ilanları verebileceğimiz siteler araştırdım. Kış geldi geçti, bizim kızın karnı şişmeye devam etti ama bahar gelene kadar yavrulamadı. Karnı o kadar kocaman oldu ki artık onun kucağına yatamaz oldum. Mecburen Emre ile idare etmeye başladım.
Neyse, bir akşam bizim kız uyuyamadı. Evde bir o yana bir bu yana dolaşmaya başladı. Bebekler geliyor, dedim. Hemen yardımcı oldum. Oturunca kucağına yattım, yürürken bacaklarına sürtündüm. Gece yarısı toparlanıp gittiler. İki gece sonra eve döndüler. Koştum baktım, kucağında sadece bir yavru vardı. Her şeye iyi tarafından bakmak lazım, kuru mama yemeye başlayınca sadece bir yavru için yuva arayacaktım.
Biz kediler yeni doğmuş bebeklerimize ellensin istemeyiz. Ben de onlarınkine ellemedim. Uzaktan izledim. Bebek için bir uyku kutusu yaptılar. İçine atlayıp kontrol ettim. Güvenli ve rahat görünüyordu, bebeği bunun içine koydular. Eve bir sürü gelen giden oldu. Bebeğe bakıp bakıp gittiler. O kadar da çirkin bir şey değil ama kimse beğenip, alıp gitmedi.
Kaç ay oldu, hâlâ annesinin memesini emiyor. Tuvalet eğitimi yok. Kafası hep güzel kokuyor, poposu bazen kötü kokuyor. Yanağımı okşasın diye eline sürtündüm, anlamadı. Hepi topu bir yavru deyip sahiplendirmekten de vazgeçtim. Ne yapalım ona da ben bakacağım artık. Bari mamasını mama kabından yemeye başlasa da ben de Özge’nin kucağında daha uzun vakit geçirsem artık.


24 Şubat 2013 Pazar

Behzat Ç. Türkçesi "la"

la. Bir işin gerçekleştiğini ya da bittiğini açıkça belirtmek için Oğuzlar tarafından kullanılan bir ilgeç. Eylemlerin sonrasına eklenir (Oğuz lehçesi).
ol bardı la: O, gitti (ve bu gidiş teyit edildi); ol keldi la: O geldi (ve bu geliş teyit edildi).
Burada dinleyen kişinin söz konusu eylemi yalanlaması durumuna karşı onun olayların oluş seyrini bilmediği ve olayın tam olarak böyle gerçekleştiğini vurgulama işlevi de yerine getirilir. Diğer Türkler bunu kullanmaz.

Dîvânü Lugâti't Türk - Mahmûd el-Kâşgarî

18 Şubat 2013 Pazartesi

Apartmandaki Hayalet

Apartmanımızda bir süredir bir hayalet yaşıyor.
İki hafta önce bir gece oturduğumuz binanın içinde kedi miyavlaması duydum. Ertesi sabah eşim apartmanı kontrol etti. Bir şey bulamadık. Gün içerisinde bir kaç defa yavru kedi ağlaması duydum. Seslenip çağırdım. Yine ortada hiç bir şey yoktu.
Bir gün evden çıkarken gözümün önünden uçan bir kuyruk geçti. Demek ki sıkışmamış ve hareket edebilir durumdaydı. Kapının önüne birer kap mama ve su koydum. İki saat sonra mama ve su gitmişti. Bir gün baktım alt komşunun kapısının önünde de boş iki küçük kap var. Hatta bir gün dışarıdan eve geldiğimde kapımızın önündeki sabahtan boşalan kaba ilave mama konmuştu. Kattaki diğer komşular da hayalet kedinin çağrısına kulak vermişti anlaşılan.
Başka bir gün kapıya mama bıraktıktan sonra sesi yine duydum ve kapının gözetleme deliğinden baktığımda bir yaşından küçük boyutlarda, beyaz üzerine siyah lekeleri olan bir kedi mama kaplarına doğru yürüyor.
On gündür filan, utangaç hayaletimiz sesleniyor, mamasını suyunu bırakıyoruz. Gelip yiyor ve kendisini hiç görmüyoruz.

17 Şubat 2013 Pazar

Sokağımızda güzel insanlar da yaşıyor!

Sümer mahallesi Cengaver sokakta güzel insanlar yaşıyor. Neden mi?
Çünkü bizim sokağımızdaki kediler insan görünce kaçmıyorlar. Zayıf, çelimsiz ve korkak değiller. Tam tersine sizi görünce seslenip selam veriyorlar, yüzünüze bakıp konuşuyorlar. Güzel kürklerine hayranlıkla bakıyorsunuz.
Çünkü bu güzelliklerin çevreye güvenleri var. Sokaktakiler onları kovalayıp uzaklaştırmıyorlar. Apartmanların önünde mama ve su kapları var. Bazen kuru mama bazen yemek artığı oluyor bu kaplarda.
Yemek artığı çöp değildir. İyi bir şekilde değerlendirirsek etrafınız bizim sokağımız gibi renkli güzelliklerle çevrelenir.

7 Ekim 2012 Pazar

Kiraz ağacı

Kiraz ağacımız çiçek açmış. Demek ki bir ağaç fidanı da olsan, tecrübesizsen hayat çok karmaşık olabiliyor.

27 Haziran 2012 Çarşamba

Karanlığın Sol Eli

Toplum nedir, insanlar toplumun içinde nerede dururlar? Bilmek mi daha kıymetlidir, bilmemek mi? Erkeklik, dişilik olmasa ne olurdu? Bir krallıkta mı yaşamak daha iyidir yoksa kommün bir devlette mi?

Siz de bu soruları ve daha fazlasını, bu sorular cevaplanabilir mi cevaplanamaz mı, merak ediyorsanız soğuk gezegen Gethen'i tanımalısınız.

Işık karanlığın sol elidir
karanlık da ışığın sağ eli.
ikisi birdir, yaşam ve ölüm, yan yana
yatarlar kemmerdeki sevgililer gibi,
tutuşmuş eller gibi,
sonuçla yol gibi.

Karanlığın Sol Eli - Ursula K. Le Guin - Ayrıntı Yayınları 5. Basım sf 198

17 Haziran 2012 Pazar

BABA

ata. Baba. Hoten ve Kençek halkı ata'ya hata der. - Dîvânü Lugâti't Türk

baba - Kendisine yoma, palamar ve sair her nevi halatların raptı için küpeşteden yüksek olarak çıkarılmış tek veya çift iskarmoz başları. Güverte ve sair mevaki-i münasibeye kaimen mevzu bu misilli mücessem üstüvani ağaç veya dökme demirler. -  Kamûs-i Bahrî (Deniz Sözlüğü)

baba (I) a. 1 Çoçuğu olmuş erkek 2 bir çocuğa göre kendisinin doğal oluşumunda etken olan erkek 3 ata. 4 mec. bir ülkeye ya da bir topluluğa yararlı olmuş, koruyucu, babalık duygularıyla dolu erkek kimse. 5 esk. mec. kimi tarikatlarda tekke büyüğü 6 mec. kimi tarikatlarda tekke büyüğüne verilen san. 7 mec. uyuşturucu, silah kaçakçılığı başta olmak üzere birçok alanda gizli ve kirli işler çeviren çetenin başı olan kimse. 8 mec.bir şeyin temelini atan, yaratıcı, kurucu kimse. 9 mec. tanımadığımız yaşlı erkeklere seslenirken saygı anlatımı olarak kullanılır. 10 den. iskele, rıhtım ya da gemilerde halatların takıldığı, genellikle silindir biçimli, yuvarlak başlı demir, ağaç ya da betondan yapılmış dikme. 11 ha. çatılarda omurga direği. 12 arg. erkeklik organı.
baba (II) ha. 1 (ilençlerde) büyük ve onulmaz çıban, onulmaz dert. 2 (ilençlerde) zehir, zıkkım.
baba (III) a. zencilerde görlen saraya benzer bir hastalık. - Türkçe Sözlük - Ali Püsküllüoğlu