1 Eylül 2013 Pazar

UYGARLIGI DEĞİŞTİREN 100 KEDI



Tek bir kedinin uygarlığı değiştirmeye gücünün yetmeyeceğini düşünüyorsanız, koca bir canlı türünü tek başına yok eden Tibbles'ı duymamışsınız demektir. Ya da Pakistan ile Abd arasında diplomatik bir tartışmayı tetikleyen Ahmedabad adlı kedi yavrusunu. Ya da bir tutam tüyüyle bir katilin yakalanmasını sağlayan Kartopu adlı Kanada kedisini.
Bunlar, "uygarlığı değiştiren 100 kedi"den yalnızca üçü. Elinizdeki kitap, bilim, tarih ve sanata ve daha birçok alana katkıda bulunan kedilere selam duruyor. Büyük edebiyat yapıtlarına esin kaynağı olanlardan tutun da, polise telefon ederek sahibinin hayatını kurtaranlara kadar, kedilerin zekâsını ve cesaretini gözler önüne seren birçok örnek var bu kitapta.
Bütün bu kedicikler tarihi az çok değiştirdiler. Bunu umursamamaları, hatta yaptıklarının farkında bile olmamaları, çok daha basit bir işi becerince yaygara koparan insanlara örnek olmalı.
(Tanıtım Bülteninden)
Can Yayınları
Published with Blogger-droid v2.0.10

24 Ağustos 2013 Cumartesi

Kedili Motor

Bu fotoğrafı şehitlik yakınında çektim. Bugün ehliyet sınavı varmış. Sınav kalabalığı dağılırken bu kedicik bulduğu rahat köşede uyuyordu.

22 Temmuz 2013 Pazartesi

İnsanlarım Yavruladı

Merhaba ben Sakız,
Evimde iki insanımla birlikte yaşadığımı biliyorsunuz. Aslında iki insanımla yaşıyordum demeliyim çünkü geçen Mart'ta insanlarım yavruladı.
Geçtiğimiz son baharda Özge’nin karnı şişmeye başladı. Her akşam kulağımı karnına dayayıp kontrol ettim. İçeriden gelen ses ve hareketlerden hamile olduğunu anladım. İki aya 3-4 yavru yapar diye bekledim. İnternete girip yavrular sütten kesilince sahiplendirme ilanları verebileceğimiz siteler araştırdım. Kış geldi geçti, bizim kızın karnı şişmeye devam etti ama bahar gelene kadar yavrulamadı. Karnı o kadar kocaman oldu ki artık onun kucağına yatamaz oldum. Mecburen Emre ile idare etmeye başladım.
Neyse, bir akşam bizim kız uyuyamadı. Evde bir o yana bir bu yana dolaşmaya başladı. Bebekler geliyor, dedim. Hemen yardımcı oldum. Oturunca kucağına yattım, yürürken bacaklarına sürtündüm. Gece yarısı toparlanıp gittiler. İki gece sonra eve döndüler. Koştum baktım, kucağında sadece bir yavru vardı. Her şeye iyi tarafından bakmak lazım, kuru mama yemeye başlayınca sadece bir yavru için yuva arayacaktım.
Biz kediler yeni doğmuş bebeklerimize ellensin istemeyiz. Ben de onlarınkine ellemedim. Uzaktan izledim. Bebek için bir uyku kutusu yaptılar. İçine atlayıp kontrol ettim. Güvenli ve rahat görünüyordu, bebeği bunun içine koydular. Eve bir sürü gelen giden oldu. Bebeğe bakıp bakıp gittiler. O kadar da çirkin bir şey değil ama kimse beğenip, alıp gitmedi.
Kaç ay oldu, hâlâ annesinin memesini emiyor. Tuvalet eğitimi yok. Kafası hep güzel kokuyor, poposu bazen kötü kokuyor. Yanağımı okşasın diye eline sürtündüm, anlamadı. Hepi topu bir yavru deyip sahiplendirmekten de vazgeçtim. Ne yapalım ona da ben bakacağım artık. Bari mamasını mama kabından yemeye başlasa da ben de Özge’nin kucağında daha uzun vakit geçirsem artık.


24 Şubat 2013 Pazar

Behzat Ç. Türkçesi "la"

la. Bir işin gerçekleştiğini ya da bittiğini açıkça belirtmek için Oğuzlar tarafından kullanılan bir ilgeç. Eylemlerin sonrasına eklenir (Oğuz lehçesi).
ol bardı la: O, gitti (ve bu gidiş teyit edildi); ol keldi la: O geldi (ve bu geliş teyit edildi).
Burada dinleyen kişinin söz konusu eylemi yalanlaması durumuna karşı onun olayların oluş seyrini bilmediği ve olayın tam olarak böyle gerçekleştiğini vurgulama işlevi de yerine getirilir. Diğer Türkler bunu kullanmaz.

Dîvânü Lugâti't Türk - Mahmûd el-Kâşgarî

18 Şubat 2013 Pazartesi

Apartmandaki Hayalet

Apartmanımızda bir süredir bir hayalet yaşıyor.
İki hafta önce bir gece oturduğumuz binanın içinde kedi miyavlaması duydum. Ertesi sabah eşim apartmanı kontrol etti. Bir şey bulamadık. Gün içerisinde bir kaç defa yavru kedi ağlaması duydum. Seslenip çağırdım. Yine ortada hiç bir şey yoktu.
Bir gün evden çıkarken gözümün önünden uçan bir kuyruk geçti. Demek ki sıkışmamış ve hareket edebilir durumdaydı. Kapının önüne birer kap mama ve su koydum. İki saat sonra mama ve su gitmişti. Bir gün baktım alt komşunun kapısının önünde de boş iki küçük kap var. Hatta bir gün dışarıdan eve geldiğimde kapımızın önündeki sabahtan boşalan kaba ilave mama konmuştu. Kattaki diğer komşular da hayalet kedinin çağrısına kulak vermişti anlaşılan.
Başka bir gün kapıya mama bıraktıktan sonra sesi yine duydum ve kapının gözetleme deliğinden baktığımda bir yaşından küçük boyutlarda, beyaz üzerine siyah lekeleri olan bir kedi mama kaplarına doğru yürüyor.
On gündür filan, utangaç hayaletimiz sesleniyor, mamasını suyunu bırakıyoruz. Gelip yiyor ve kendisini hiç görmüyoruz.

17 Şubat 2013 Pazar

Sokağımızda güzel insanlar da yaşıyor!

Sümer mahallesi Cengaver sokakta güzel insanlar yaşıyor. Neden mi?
Çünkü bizim sokağımızdaki kediler insan görünce kaçmıyorlar. Zayıf, çelimsiz ve korkak değiller. Tam tersine sizi görünce seslenip selam veriyorlar, yüzünüze bakıp konuşuyorlar. Güzel kürklerine hayranlıkla bakıyorsunuz.
Çünkü bu güzelliklerin çevreye güvenleri var. Sokaktakiler onları kovalayıp uzaklaştırmıyorlar. Apartmanların önünde mama ve su kapları var. Bazen kuru mama bazen yemek artığı oluyor bu kaplarda.
Yemek artığı çöp değildir. İyi bir şekilde değerlendirirsek etrafınız bizim sokağımız gibi renkli güzelliklerle çevrelenir.

7 Ekim 2012 Pazar

Kiraz ağacı

Kiraz ağacımız çiçek açmış. Demek ki bir ağaç fidanı da olsan, tecrübesizsen hayat çok karmaşık olabiliyor.